
Tükenmişlik Sendromu (Burnout)
Geceleri ne kadar uyursanız uyuyun, sabahları yataktan kalkmakta zorlanıyor musunuz? Eskiden keyif aldığınız işler, hobiler ve sosyal çevreniz size ağır bir yük gibi mi gelmeye başladı? Modern dünyanın, sürekli performans ve ulaşılabilirlik baskısı altında yarattığı bu durum, çoğumuzun sandığı gibi basit bir yorgunluk veya tembellik değildir. Uzman Klinik Psikolog Aslıhan Bereketoğlu olarak, bu hisler karmaşasını Tükenmişlik Sendromu (Burnout) olarak adlandırıyoruz. Bu, sadece iş yaşamıyla ilgili olmayan, kronik stresin beden ve zihin üzerindeki yıkıcı etkisidir. Bu yazı, tükenmişliğin ne olduğunu, tembellikten farkını, altında yatan psikolojik nedenleri ve bu görünmez yorgunluk döngüsünden kurtulmak için atabileceğiniz somut adımları size rehberlik etmek için hazırlandı. Unutmayın; tükenmişlik sendromu tembellik değil, klinik bir durumdur.
Yazı İçeriği
Tükenmişlik Sendromu (Burnout)
Tükenmişlik Sendromu Nedir? (Tembellik Değil, Klinik Bir Durum)
Tükenmişlik (Burnout), Uluslararası Hastalık Sınıflaması (ICD-11) tarafından “başarıyla yönetilemeyen kronik işyeri stresinin sonucu” olarak tanımlanan bir sendromdur. Bu, sadece “yorgunluk” veya “motivasyon eksikliği” değildir; bu, uzun süreli ve derin bir duygusal, zihinsel ve fiziksel kaynak tükenmesidir. Tükenmişlik, psikoloji biliminde genellikle birbiriyle bağlantılı üç temel semptomla kendini gösterir:
Duygusal Tükenme: Sürekli Yorgunluk ve Enerji Kaybı
Bu, tükenmişliğin çekirdek semptomudur. Kişi, sanki duygusal aküsü tamamen bitmiş gibi hisseder. Ne kadar uyursa uyusun dinlenemez, sabahları yataktan kalkmak bir mücadeleye dönüşür ve gün içinde en basit görevler bile devasa bir enerji gerektirir. Bu durum, sadece fiziksel olarak değil, ruhsal olarak da “kaynakların tamamen bittiği” ve ne kadar çabalansa da yenilenemediği hissidir.
Kişiliksizleşme (Duyarsızlaşma): İşine ve Çevresine Karşı İlgisizlik

Kişisel Başarıda Azalma ve Yetersizlik Hissi
Bu semptom, kişinin kendi yeteneklerine ve yaptıklarının değerine olan inancını kaybetmesidir. Tükenmişliğin zirvesinde, ne kadar çok çalışılırsa çalışılsın, sonuçların yetersiz olduğu, tüm çabanın boşa gittiği ve kişinin artık etkili olamadığı düşüncesi yerleşir. Bu durum, kişinin öz saygısını derinden yaralar ve “Ne yapsam yetmiyor” veya “Ben yetersizim” gibi yıkıcı iç sesleri güçlendirir.
Tükenmişliğin Geri Planı: Psikolojik ve İlişkisel Nedenler
Tükenmişlik, sadece çok çalışmanın bir sonucu değil, aynı zamanda kişisel özellikleriniz ile çevresel koşulların sağlıksız bir şekilde kesişiminden kaynaklanan derin bir psikolojik tepkidir. Bu sendromun nedenlerini anlamak, kurtuluş için atılacak ilk ve en önemli adımdır, çünkü problemin kaynağı genellikle “daha çok çalışmak” değil, “nasıl çalıştığınız” ve “kendinize nasıl davrandığınız” ile ilgilidir. Tükenmişliğe yol açan bu geri plan dinamiklerini inceleyelim:
Mükemmeliyetçilik ve Yüksek Kişisel Standartlar
Mükemmeliyetçilik, zannedildiği gibi başarıya giden sağlıklı bir yol değil, genellikle yetersiz kalma korkusunun beslediği bir kaygı biçimidir. Tükenmişliğe yol açan mükemmeliyetçi, yaptığı işin “yeterince iyi” olmasından ziyade “kusursuz” olmasını talep eder. Bu yüksek ve esnek olmayan standartları korumak için gereken duygusal ve zihinsel enerji, sürdürülemez bir yüktür. Kişi, işi bitirmenin mutluluğunu yaşamak yerine, hep daha iyisinin peşinde koştuğu için kronik bir tatminsizlik hissiyle yaşar. Bu, beynin sürekli olarak kendini eleştirdiği ve dinlenmeye izin vermediği bir döngü yaratır, bu da kaynakların hızla tükenmesine neden olur. Mükemmeliyetçilik, çoğu zaman Aslıhan Hanım’ın uzmanlık alanlarından olan “Yüksek Standartlar Şeması” ile ilişkilidir.
Sınır Koyamama ve Kronik “Hayır” Diyememe Zorluğu
Tükenmişliğin en yaygın ve tehlikeli nedenlerinden biri, kişisel ve profesyonel sınırlar arasındaki çizgiyi net bir şekilde çizememektir. Kronik olarak “hayır” diyememe eğilimi, genellikle diğer insanları memnun etme (people-pleasing) arzusu veya reddedilme korkusundan kaynaklanır. Sonuç olarak, kişi kendi zamanı, enerjisi ve duygusal kaynakları üzerinde kontrolünü kaybeder. İş hayatında sürekli ek görevleri üstlenmek, özel hayatta ise herkesin sorununu kendi sırtına almak zorunda kalmak; kişinin kendi ihtiyaçlarına ve dinlenme hakkına sürekli olarak “hayır” demesi anlamına gelir. Bu durum, duygusal bir borç batağı yaratır; başkaları için harcanan bu duygusal emek, kişinin kendi içsel kaynaklarını hızla tüketir ve tükenmişliği hızlandırır.
Kontrol Kaybı ve Takdir Eksikliği (İş ve Aile Çevresi)
Bir psikolojik prensip olarak, insanlar üzerlerinde kontrol hissettikleri durumlarda zorluklarla daha iyi başa çıkarlar. Tükenmişlik, genellikle harcanan yoğun çaba ile elde edilen sonuç (ödül, takdir, terfi, adil muamele) arasındaki ilişkinin koptuğu durumlarda ortaya çıkar. Kişi ne kadar fazla emek harcarsa harcasın, sistemin adaletsiz olduğu, çabasının görülmediği veya kuralların sürekli değiştiği hissine kapılır. Bu durum, kişide öğrenilmiş çaresizlik duygusu yaratır. Motivasyon ve bağlılık, emeğin görülmediği bir ortamda hızla azalır; çünkü birey, kendi eylemlerinin sonuçları üzerinde hiçbir etkisi olmadığı inancına kapılır. Bu da kişiyi hızla “duygusal kapanmaya” ve tükenmeye iter.
Tükenmişlikten Kurtulma Yolları: Uzman Stratejileri
Tükenmişlik, sadece bir tatille atlatılabilecek bir yorgunluk hali değildir; köklü bir davranış ve düşünce sistemi değişikliği gerektirir. Tedavi süreci, genellikle altta yatan kaygı, mükemmeliyetçilik şemaları ve sınır koyma sorunlarını ele alarak ilerler. Bu stratejiler, kaynaklarınızı tüketmek yerine onarmanızı sağlar:
Bilişsel Yeniden Yapılandırma (Düşünce Kalıplarını Değiştirme)
Tükenmişliğin yakıtı, zihnimizde dönüp duran katı ve mantık dışı düşüncelerdir (“Her şeyi kontrol etmeliyim,” “Hata yapmamalıyım,” “Yeterince iyi değilim”). Bilişsel Davranışçı Terapi (BDT) temelli yaklaşımlar, bu “otomatik düşünceleri” fark etmeyi ve onları kanıtlarla çürütmeyi hedefler. Tükenmiş bir zihin, hataları felaketleştirme eğilimindedir. Bilişsel yeniden yapılandırma, bu felaketleştirme dilini daha esnek, gerçekçi ve yapıcı bir iç konuşmaya dönüştürür. Örneğin, “Bir işi mükemmel yapmazsam, bu benim yetersiz olduğum anlamına gelir” şeklindeki yıkıcı inanç, “Elimden geleni yaptım ve sonuç ne olursa olsun, bu benim değerimi değiştirmez” şeklindeki daha sağlıklı bir inançla değiştirilir. Bu zihinsel kayma, kişinin kendini sürekli cezalandıran iç sesini susturarak, büyük bir enerji tasarrufu sağlar.
Enerji Kaynaklarını Onarma ve Öz Şefkat Uygulamaları
Tükenmişlikteki en büyük hata, dinlenmeyi “tembellik” veya “lüks” olarak görmektir. Aksine, dinlenme bir verimlilik aracıdır ve zorunludur. Öz şefkat, bu süreçte sert iç eleştirmeninizle savaşmanın anahtarıdır. Kendinize, zorlanan bir arkadaşınıza göstereceğiniz aynı nezaket, anlayış ve sabırla yaklaşmayı öğrenmek demektir. Enerji onarımı sadece uykuyla sınırlı değildir; bilinçli, kısa molalar (mikro dinlenmeler) ve duygusal olarak besleyici aktiviteleri (hobiler, doğada zaman geçirme) takvime öncelikli görevler olarak eklemeyi gerektirir. Sınır koyma becerisini geliştirmek de bu alana girer; çünkü başkalarının gereksiz yüklerini taşımayı reddetmek, kendi enerji tankınızı doldurmaya başlamanın en somut yoldur.
Profesyonel Destek: Ne Zaman Psikoloğa Görünmelisiniz?
Tükenmişliği fark etmek büyük bir adım olsa da, kendi başınıza uyguladığınız stratejilere rağmen durumunuz kötüleşiyorsa, profesyonel destek almak zorunludur. Tükenmişliğin klinik bir duruma dönüştüğünün temel göstergeleri şunlardır:
-
Semptomların Kronikleşmesi: İki haftadan uzun süren yoğun umutsuzluk, çaresizlik ve keyif alamama (anhedoni) durumları.
-
Kaygı ve Fiziksel Yansımalar: Tükenmişliğin panik ataklara, kronik uykusuzluğa veya açıklanamayan fiziksel ağrılara (psikosomatik belirtiler) dönüşmesi.
-
İşlevsellik Kaybı: Tükenmişliğin iş, sosyal hayat veya ebeveynlik gibi rollerinizi yerine getirememeye başlaması.
Bu noktada Uzman Klinik Psikologdan destek almak, Bilişsel Davranışçı Terapi (BDT) ve Şema Terapi yaklaşımlarıyla hem mevcut semptomları hafifletmeyi hem de altta yatan mükemmeliyetçilik veya sınır koyma zorlukları gibi kişilik kalıplarını kalıcı olarak değiştirmeyi hedefler.
Tükenmişlik Sendromu, modern yaşamın bizden talep ettiği sürekli yüksek performansın, kişisel sınırlarımızla ve mükemmeliyetçilik eğilimimizle çarpışmasının kaçınılmaz bir sonucudur. Unutulmamalıdır ki, bu durum sizin bir karakter zayıflığınız veya tembelliğiniz değil; bedeninizin ve zihninizin size yanmaya devam edemeyeceğinizi söyleyen bir kırmızı ışıktır.
İyileşme, öncelikle bu kırmızı ışığı görmeyi ve kendinize öz şefkatle yaklaşmayı gerektirir. Dinlenmek bir lüks değil, devam edebilmeniz için gereken bir haktır. Tükenmişlik döngüsünden çıkmak, sadece tatil yapmakla değil, aynı zamanda Bilişsel Davranışçı Terapi (BDT) ile düşünce kalıplarınızı değiştirmeyi ve Şema Terapi ile sınır koyma veya yüksek standartlar gibi kök nedenleri ele almayı gerektirir.
Bu kapsamlı zorluğun üstesinden tek başınıza gelmek zorunda değilsiniz. Eğer tükenmişlik belirtileri günlük yaşam kalitenizi ciddi şekilde düşürüyorsa, bir uzmandan destek almak, kendinize yapabileceğiniz en büyük yatırımdır.
Uzman Klinik Psikolog Aslıhan Bereketoğlu‘ndan alacağınız Bireysel Terapi desteğiyle, tükenmişliğe yol açan bu kısır döngüyü kalıcı olarak kırabilir, kendinize sağlıklı sınırlar koyabilir ve enerji kaynaklarınızı nasıl onaracağınızı öğrenebilirsiniz. Bakırköy’deki kliniğimizde yüz yüze veya online terapi ile destek alabilirsiniz.
Unutmayın; Prof. Dr. Christina Maslach’ın bilimsel olarak kanıtladığı gibi, Tükenmişlik Sendromu üç boyutlu, gerçek bir sendromdur ve bu döngüyü kırmak için atacağınız en güçlü adım, kendi kendinize mücadele etmek yerine, bu zorlu süreçte size rehberlik edecek profesyonel desteği almaktır.
İlgili Yazılar
Borderline Kişilik Bozukluğu Nedir? Belirtileri ve Terapi Yöntemi
Borderline Kişilik Bozukluğu (BPD), modern psikolojinin en karmaşık ve en...
Florya Psikolog Tavsiyesi: Ruhsal Dengeni Geri Kazan
Florya’da güvenilir psikolog mu arıyorsunuz? Ruhsal dengenizi yeniden kazanmak...
Öfke Kontrolü Nasıl Sağlanır ve Sağlıklı İfade Yolları Nelerdir?
Öfke kontrolü nasıl sağlanır? Sağlıklı ifade yolları, bastırılmış öfkenin...
Travma Sonrası Stres Bozukluğu Nedir ve Nasıl Tedavi Edilir?
Travma Sonrası Stres Bozukluğu (TSSB) nedir ve nasıl tedavi edilir?...




